Üsküdar’da Gezilecek Yerler

Üsküdar denildiği zaman insanın aklına eski İstanbul’un kalbi geliyor. Osmanlı zamanına şahitlik eden Üsküdar sokakları buram buram tarih kokar. Meydan ve sokaklarında yapılan modern düzenlemeler bile Üsküdar’ın tarihi havasını bozamıyor. Sadece şehir dışından turistlerin değil pek çok İstanbullu vatandaşın da sık sık gezmeye geldiği bir semttir. Bir kez gelenin tekrar gelmek için planlar yaptığı Üsküdar sadece bir semt değil aslında kocaman bir tarih dünyası. 

Üsküdar’ın Simgesi Kız Kulesi

Tarihi İstanbul siluetinin tam orta yerinde bulunan Kız Kulesi Üsküdar’a gelmek için tek başına yeterli bir sebeptir. Özellikle şehir dışından gelen turistlerin dikkatini çekmektedir. Hakkında pek çok efsane anlatılan Kız Kulesi eski zamanlarda gümrük ve gözetleme kulesi olarak da kullanılmıştır. Günümüzde gündüz zamanlarında müze, restoran ve kafe olarak kullanırken, akşam vakitlerinde sadece özel restoran olarak hizmet vermektedir. Kız Kulesi’ne ulaşım da oldukça kolay olarak sağlanır.

Haftanın her günü Salacak sahilinden saat 9.15 ile 18.30 arası seferini yapan yolcu vapurları ring olarak hizmet vermektedir. Kabataş’tan kalkan yolcu vapurları ise sadece hafta sonunda saat 10.00 ile 18.00 arasında hizmet vermektedir Kız Kulesi’nin içerisinde bulunan 360 derece manzaralı özel kafe ve restoranlarda insanlar karınlarını doyururken eşsiz deniz manzarasını da izleyebiliyorlar.

Salacak Sahili

Kız Kulesi’ne 150-200 metre uzaklıkta olan Salacak sahili Üsküdar’ın en güzel kafa dinleme mekânlarından biridir. İstanbullu vatandaşlar Kız Kulesi’nin içerisine girmektense daha çok onu Salacak sahilinden izlemeyi tercih ediyorlar. Salacak sahili insanların oturması için basamak basamak düzenlenmiştir. 

Belirli aralıklarda bulunan büfelerden tost sandviç gibi aperatif gıdalar alınabilir. Bunların yanında çay kahve ve salep gibi içecekler de satışa sunulmaktadır özellikle kış mevsiminde kar yağarken bir salep eşliğinde Kız Kulesi’nin manzarasını izlemek insana büyük keyif verir. Salacak sahilinde çiçek satan ve kahve falı bakan insanlarla karşılaşmak muhtemeldir.

Mihrimah Sultan Camii

Üsküdar meydanına gelen insanları ihtişamı ile karşılayan Mihrimah Sultan Camii Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı için mimar Sinan’ın yaptırmış olduğu bir ibadethanedir. Hem ihtişamı hem hikâyesi hem de mimar Sinan’ın eseri olması sebebiyle ziyaret edilmeden geçilmemesi gereken yerlerdendir.

Fethi Paşa Korusu

Koru Osmanlı paşası olan Fethi paşa’dan mirasçılarına kalmıştır. Yıllar boyu bakımsız bir şekilde olan Fethi Paşa korusu sonunda İstanbul Büyükşehir belediyesi tarafından Fethi Paşa’nın mirasçılarından satın alınarak düzenlenmesi yapılıp halka açılmıştır. Muhteşem bir deniz manzarasına sahip olan koru içerisindeki restaurant ve cafeler ile hizmet vermektedir. Yeşil ve mavinin muhteşem birleşiminde manzarayı seyrederken oldukça uygun fiyatlarla doyulabilir.

Nakkaştepe Millet Bahçesi

2020 yılının Yaz mevsiminde Üsküdar belediyesi tarafından açılan Nakkaştepe millet bahçesi daha öncesinde Askeriyeye aitti. Üsküdar belediyesi bu nadide ormanı tam 32 seneliğine askeriyeden kiralayarak düzenleme yapmış ve halkın hizmetine sunmuştur. İçerisinde küçükten büyüye herkesin eğlenerek zaman geçirebileceği mekânlar bulunmaktadır. 

Çocuklar için kumlu oyun parkları, gençler için Survivor parkuru, yetişkinler için ise zipline eğlence için düşünülmüştür. Millet bahçesinin içinde uygun fiyatlarla hizmet veren bir kafe de bulunmaktadır. Gelenlerin ‘keşke daha önce açılsaydı’ dediği ve kısa sürede çok fazla kişinin ziyaret ettiği bir yer olmuştur. Konum olarak 15 Temmuz şehitler Köprüsü’nün eteklerinde bulunmaktadır. 

Çamlıca camii ve Çamlıca Tepesi

Çıkıldığında bütün İstanbul’u ayaklar altına alan Çamlıca tepesi, kendisine neden yedi tepeden birisidir dendiğinin göstergesidir. İstanbul’un en eski ve kökleşmiş manzara tepelerinden bir tanesidir. İçerisinde gözleme, sandviç, hamburger, kumpir gibi aperatif gıdaların alınabileceği büfe bulunmaktadır. Aynı zamanda daha özel yemeklerin satıldığı lüks bir restoranda hizmet vermektedir.  Kafe de restoran da belediyeye ait olduğu için fiyatlar oldukça uygundur. 

Çamlıca Tepesi’ne gitmek isteyenlere tavsiye vermek gerekirse birincisi manzarasının gece daha güzel olduğu, ikincisi ise hafta sonu çok kalabalık olduğudur. Eski adetlerden kalma gelin gezmesi ve fotoğraf çekinmek için de çok fazla ziyaret edilen Çamlıca tepesine gidildiğinde çok fazla gelin görülür. Açılışının henüz yapıldığı Çamlıca Camisi Türkiye’nin en büyük camisi olmakla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. 

Selimiye Kışlası

3. Selim zamanından kalan Selimiye kışlası Üsküdar’ın eteklerinde bulunmaktadır. Kendisinde bulunan dört büyük kule ile insanların aklında ihtişam bırakır. Tarih boyunca sürekli kullanım amacı değişen Selimiye kışlası son olarak askeriye ortaokulu olmuştur. Şu an müze olarak kullanılan Selimiye Kışlası’nın içerisinde Florence nightingale müzesi de vardır.

Kuzguncuk

Hangi Sokağı’na girilirse girilsin tarihi bir köşkün karşılayacağı tarihi semt Kuzguncuk Üsküdar’a gelindiğinde mutlaka gezilmesi gereken yerlerdendir. Birçok sokağında eski İstanbullunun yaşadığı orijinalliği bozulmamış konaklar vardır. Ne kadar eski bile olsalar her biri son derece bakımlı ve şirin görüntüleri ile gelenleri mest etmektedir. Dar ve taştan geçitleri ile de göze çarpmaktadır. Eski İstanbul’un havasını solumak isteyenler ara ara gelip buradaki sokaklarda gezinirler. 

Beylerbeyi Sarayı

Osmanlı zamanından kalan saray 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün hemen altında bulunması ile muhteşem bir manzaraya sahiptir. Saray, resmi görüşmeler için gelen padişah ya da devlet büyüklerini karşılamak için kullanılırdı. İçerisinde pek çok nadide ürünün bulunduğu saray Osmanlı padişahı Abdülhamit Han’ın tutukluluk sürecini yaşadığı yer olmakla da hem yerli hem yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Denize sıfır bahçesinde gezinme imkânı da vardır.

3. Ahmet Çeşmesi

Üsküdar Meydanı’na gelindiğinde ilk karşılaşılan tarihi eser olan üçüncü Ahmet çeşmesi üzerindeki farklı teknikler ile sanat tarihinde ön plana çıkmaktadır. 3. Ahmet çeşmesi hala aktif olarak kullanılmakta, suyu akmaktadır. İnsanların buluşmak için birbirlerine randevu verdikleri yerdir. Burada bulunan büfelerden alınan sıcak bir bardak çay ve simit ile martılar eşliğinde deniz manzarası ve kokusuna doyulabilir.

Şemsi Paşa Camii

Üsküdar Meydanı’ndan Salacak sahili tarafına doğru yürüdüğünde insanları karşılayan küçük şirin bir camidir. Aslında külliye olan Şemsi Paşa cami içerisinde küçük bir kütüphanede mevcuttur. Denize sıfır konumu ile insanların sadece ibadet etmek için değil huzur bulmak için de geldikleri bir ibadethanedir.

Yeni Valide Camii

Üsküdar Meydanı’ndaki 3. Ahmet Çeşmesi’nin arka tarafında bulunan Yeni Valide Camii 3 Ahmet’in annesi Gülnuş Emetullah Valide Sultan için yaptırdığı ihtişamlı bir eserdir. Daha önce anlatılan Mihrimah Sultan cami ile çaprazlama konumda bulunan Yeni Valide Camii geniş avlusu ve yaşlı çınar ağaçları ile ziyaretçilerine huzur vermektedir.

Aziz Mahmut Hüdayi Efendi Türbesi

Üsküdar’ın sahilinden biraz uzaklaşıp iç kesimlere girildiğinde kendisi ile aynı isimde olan sokakta yer almaktadır. Aziz Mahmut Hüdayi Osmanlı zamanında yaşamış tam 8 padişahın devleti yönettiğine şahitlik etmiş önemli bir zattır. Ayrıca Sultan Ahmet Camisi ibadete açıldığında burada görev yapan ilk İmam Aziz Mahmut Hüdayi olmuştur. 

Bu açıdan düşünülünce kendisini ziyaret etmek kutsal kabul edilmiş. İnsanlar Türkiye’nin dört bir yanından türbeyi ziyaret etmek için gelip çevresindeki kitapçılardan alışveriş yapmaktadırlar. Tüm bu tarihi mekânlara uyumlu olarak Üsküdar’ın ara sokaklarında kahve içip kitap okunabilecek otantik mekânlar da mevcuttur.

Leave a Comment