Üsküdar’da Gezilecek Yerler

Üsküdar denildiği zaman insanın aklına eski İstanbul’un kalbi geliyor. Osmanlı zamanına şahitlik eden Üsküdar sokakları buram buram tarih kokar. Meydan ve sokaklarında yapılan modern düzenlemeler bile Üsküdar’ın tarihi havasını bozamıyor. Sadece şehir dışından turistlerin değil pek çok İstanbullu vatandaşın da sık sık gezmeye geldiği bir semttir. Bir kez gelenin tekrar gelmek için planlar yaptığı Üsküdar sadece bir semt değil aslında kocaman bir tarih dünyası. 

Üsküdar’ın Simgesi Kız Kulesi

Tarihi İstanbul siluetinin tam orta yerinde bulunan Kız Kulesi Üsküdar’a gelmek için tek başına yeterli bir sebeptir. Özellikle şehir dışından gelen turistlerin dikkatini çekmektedir. Hakkında pek çok efsane anlatılan Kız Kulesi eski zamanlarda gümrük ve gözetleme kulesi olarak da kullanılmıştır. Günümüzde gündüz zamanlarında müze, restoran ve kafe olarak kullanırken, akşam vakitlerinde sadece özel restoran olarak hizmet vermektedir. Kız Kulesi’ne ulaşım da oldukça kolay olarak sağlanır.

Haftanın her günü Salacak sahilinden saat 9.15 ile 18.30 arası seferini yapan yolcu vapurları ring olarak hizmet vermektedir. Kabataş’tan kalkan yolcu vapurları ise sadece hafta sonunda saat 10.00 ile 18.00 arasında hizmet vermektedir Kız Kulesi’nin içerisinde bulunan 360 derece manzaralı özel kafe ve restoranlarda insanlar karınlarını doyururken eşsiz deniz manzarasını da izleyebiliyorlar.

Salacak Sahili

Kız Kulesi’ne 150-200 metre uzaklıkta olan Salacak sahili Üsküdar’ın en güzel kafa dinleme mekânlarından biridir. İstanbullu vatandaşlar Kız Kulesi’nin içerisine girmektense daha çok onu Salacak sahilinden izlemeyi tercih ediyorlar. Salacak sahili insanların oturması için basamak basamak düzenlenmiştir. 

Belirli aralıklarda bulunan büfelerden tost sandviç gibi aperatif gıdalar alınabilir. Bunların yanında çay kahve ve salep gibi içecekler de satışa sunulmaktadır özellikle kış mevsiminde kar yağarken bir salep eşliğinde Kız Kulesi’nin manzarasını izlemek insana büyük keyif verir. Salacak sahilinde çiçek satan ve kahve falı bakan insanlarla karşılaşmak muhtemeldir.

Mihrimah Sultan Camii

Üsküdar meydanına gelen insanları ihtişamı ile karşılayan Mihrimah Sultan Camii Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı için mimar Sinan’ın yaptırmış olduğu bir ibadethanedir. Hem ihtişamı hem hikâyesi hem de mimar Sinan’ın eseri olması sebebiyle ziyaret edilmeden geçilmemesi gereken yerlerdendir.

Fethi Paşa Korusu

Koru Osmanlı paşası olan Fethi paşa’dan mirasçılarına kalmıştır. Yıllar boyu bakımsız bir şekilde olan Fethi Paşa korusu sonunda İstanbul Büyükşehir belediyesi tarafından Fethi Paşa’nın mirasçılarından satın alınarak düzenlenmesi yapılıp halka açılmıştır. Muhteşem bir deniz manzarasına sahip olan koru içerisindeki restaurant ve cafeler ile hizmet vermektedir. Yeşil ve mavinin muhteşem birleşiminde manzarayı seyrederken oldukça uygun fiyatlarla doyulabilir.

Nakkaştepe Millet Bahçesi

2020 yılının Yaz mevsiminde Üsküdar belediyesi tarafından açılan Nakkaştepe millet bahçesi daha öncesinde Askeriyeye aitti. Üsküdar belediyesi bu nadide ormanı tam 32 seneliğine askeriyeden kiralayarak düzenleme yapmış ve halkın hizmetine sunmuştur. İçerisinde küçükten büyüye herkesin eğlenerek zaman geçirebileceği mekânlar bulunmaktadır. 

Çocuklar için kumlu oyun parkları, gençler için Survivor parkuru, yetişkinler için ise zipline eğlence için düşünülmüştür. Millet bahçesinin içinde uygun fiyatlarla hizmet veren bir kafe de bulunmaktadır. Gelenlerin ‘keşke daha önce açılsaydı’ dediği ve kısa sürede çok fazla kişinin ziyaret ettiği bir yer olmuştur. Konum olarak 15 Temmuz şehitler Köprüsü’nün eteklerinde bulunmaktadır. 

Çamlıca camii ve Çamlıca Tepesi

Çıkıldığında bütün İstanbul’u ayaklar altına alan Çamlıca tepesi, kendisine neden yedi tepeden birisidir dendiğinin göstergesidir. İstanbul’un en eski ve kökleşmiş manzara tepelerinden bir tanesidir. İçerisinde gözleme, sandviç, hamburger, kumpir gibi aperatif gıdaların alınabileceği büfe bulunmaktadır. Aynı zamanda daha özel yemeklerin satıldığı lüks bir restoranda hizmet vermektedir.  Kafe de restoran da belediyeye ait olduğu için fiyatlar oldukça uygundur. 

Çamlıca Tepesi’ne gitmek isteyenlere tavsiye vermek gerekirse birincisi manzarasının gece daha güzel olduğu, ikincisi ise hafta sonu çok kalabalık olduğudur. Eski adetlerden kalma gelin gezmesi ve fotoğraf çekinmek için de çok fazla ziyaret edilen Çamlıca tepesine gidildiğinde çok fazla gelin görülür. Açılışının henüz yapıldığı Çamlıca Camisi Türkiye’nin en büyük camisi olmakla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. 

Selimiye Kışlası

3. Selim zamanından kalan Selimiye kışlası Üsküdar’ın eteklerinde bulunmaktadır. Kendisinde bulunan dört büyük kule ile insanların aklında ihtişam bırakır. Tarih boyunca sürekli kullanım amacı değişen Selimiye kışlası son olarak askeriye ortaokulu olmuştur. Şu an müze olarak kullanılan Selimiye Kışlası’nın içerisinde Florence nightingale müzesi de vardır.

Kuzguncuk

Hangi Sokağı’na girilirse girilsin tarihi bir köşkün karşılayacağı tarihi semt Kuzguncuk Üsküdar’a gelindiğinde mutlaka gezilmesi gereken yerlerdendir. Birçok sokağında eski İstanbullunun yaşadığı orijinalliği bozulmamış konaklar vardır. Ne kadar eski bile olsalar her biri son derece bakımlı ve şirin görüntüleri ile gelenleri mest etmektedir. Dar ve taştan geçitleri ile de göze çarpmaktadır. Eski İstanbul’un havasını solumak isteyenler ara ara gelip buradaki sokaklarda gezinirler. 

Beylerbeyi Sarayı

Osmanlı zamanından kalan saray 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün hemen altında bulunması ile muhteşem bir manzaraya sahiptir. Saray, resmi görüşmeler için gelen padişah ya da devlet büyüklerini karşılamak için kullanılırdı. İçerisinde pek çok nadide ürünün bulunduğu saray Osmanlı padişahı Abdülhamit Han’ın tutukluluk sürecini yaşadığı yer olmakla da hem yerli hem yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Denize sıfır bahçesinde gezinme imkânı da vardır.

3. Ahmet Çeşmesi

Üsküdar Meydanı’na gelindiğinde ilk karşılaşılan tarihi eser olan üçüncü Ahmet çeşmesi üzerindeki farklı teknikler ile sanat tarihinde ön plana çıkmaktadır. 3. Ahmet çeşmesi hala aktif olarak kullanılmakta, suyu akmaktadır. İnsanların buluşmak için birbirlerine randevu verdikleri yerdir. Burada bulunan büfelerden alınan sıcak bir bardak çay ve simit ile martılar eşliğinde deniz manzarası ve kokusuna doyulabilir.

Şemsi Paşa Camii

Üsküdar Meydanı’ndan Salacak sahili tarafına doğru yürüdüğünde insanları karşılayan küçük şirin bir camidir. Aslında külliye olan Şemsi Paşa cami içerisinde küçük bir kütüphanede mevcuttur. Denize sıfır konumu ile insanların sadece ibadet etmek için değil huzur bulmak için de geldikleri bir ibadethanedir.

Yeni Valide Camii

Üsküdar Meydanı’ndaki 3. Ahmet Çeşmesi’nin arka tarafında bulunan Yeni Valide Camii 3 Ahmet’in annesi Gülnuş Emetullah Valide Sultan için yaptırdığı ihtişamlı bir eserdir. Daha önce anlatılan Mihrimah Sultan cami ile çaprazlama konumda bulunan Yeni Valide Camii geniş avlusu ve yaşlı çınar ağaçları ile ziyaretçilerine huzur vermektedir.

Aziz Mahmut Hüdayi Efendi Türbesi

Üsküdar’ın sahilinden biraz uzaklaşıp iç kesimlere girildiğinde kendisi ile aynı isimde olan sokakta yer almaktadır. Aziz Mahmut Hüdayi Osmanlı zamanında yaşamış tam 8 padişahın devleti yönettiğine şahitlik etmiş önemli bir zattır. Ayrıca Sultan Ahmet Camisi ibadete açıldığında burada görev yapan ilk İmam Aziz Mahmut Hüdayi olmuştur. 

Bu açıdan düşünülünce kendisini ziyaret etmek kutsal kabul edilmiş. İnsanlar Türkiye’nin dört bir yanından türbeyi ziyaret etmek için gelip çevresindeki kitapçılardan alışveriş yapmaktadırlar. Tüm bu tarihi mekânlara uyumlu olarak Üsküdar’ın ara sokaklarında kahve içip kitap okunabilecek otantik mekânlar da mevcuttur.

Altunizade’ de Gezilecek Yerler

Altunizade günümüzde İstanbul ilinin Üsküdar semtine bağlı bir mahallesidir. Mahalle İstanbul Boğaz Köprüsü’nün Asya Yakası başlangıcı olmasıyla dikkat çeker. Üsküdar’a bağlı Altunizade Mahallesi Kısıklı, Koşuyolu, Acıbadem, Büyük Çamlıca  ve Küçük Çamlıca’yı semtin merkezine bağlayan bir görev üstlenmiş durumdadır. 

Ayrıca Avrupa yakasından gelen metrobüs ve otobüsler mahallenin durağını mutlaka kullanır. Konumu itibariyle kilit noktası olduğu için her daim gelişerek büyümüştür. Hala da büyümeye devam etmektedir. Mahalle birçok tarihi yapıya ev sahipliği yapmıştır.  Gezilecek birçok yer vardır Altunizade mahallesinde.

Altunizade’nin Tarihi 

Mahallenin tarihine bakacak olursak; Bu bölge 19. Yüzyıla kadar doğal yaşam alanıydı. O zamanlar bu bölgede 17. Yüzyılda kurulan Bağlarbaşı şehrin doğu sınırlarından birisiydi. Mahalle 19. Yüzyılın ikinci yarısından sonra Altunizade İsmail Zühdi Paşa tarafından kurulmuştur. Semtte adını buradan almaktadır. İstanbul’un köklü ailelerinden birine mensup olan Seyyid İsmail Zühtü (Altunizade), zengin ve ticaretle uğraşan babasının ani vefatıyla babasının işlerinin başına geçer. 

Almış dört gemisi olan ve mısır ile kereste ticareti yapan deniz ticaret gemilerini bizzat kendisi yönetip idare etmeye başlar. Devletin otuz bin altın navlun borcunu hazineden tahsil etmek için komşusu serasker Hüsrev paşa ile dönemin padişahı İkinci Mahmud’un huzuruna çıkarlar. Sultan Mahmut kendisine ” vay Altunizade vay ” diye hitap ederek iltifat eder. Böylece İsmail Zühtü Efendi “Altunizade” lakabı ile anılmaya başlanmış olur. 

Altunizade Köşkü 

Köşk haremlik ve selamlık olarak iki kısımdan oluşmaktadır. Köşk üç katlıdır. Köşkün on sekiz odası, üç salonu, altı sandık odası, altı tane helâsı ve iki tane mutfağı vardır. Köşkün üst kat solunun tavanı İtalyan ressamlar tarafından alçı üzerine  yağlı boya resimlerle süslenmiştir ve köşkün merdiven korkulukları Osmanlı ahşap oyma sanatının inceliklerini yansıtır. Köşkün bahçesinde beş tane havuz bulunmakta ve bunlardan birinin içinde kayıkla dolaşacak kadar büyük olup içinde bir adacıkta bulunduğu rivayet edilmektedir. 

Altunizade camii 

Camii 1282 tarihinde hacı İsmail Zühdi paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami kare yapılmıştır ve tek kubbelidir.  Kubbe dört kemer üzerine konulmuştur. Büyük alt üst pencerelerinden ışık almaktadır.  Sağ tarafta bulunan minaresi, âlemine değin kesme taştan yapılmıştır. Duvarlarında hattat Sami Bey’in eşsiz eserleriyle bezelidir. Minber ve vaiz kürsüsü, kabartmalı motifler işlenmiş mermerdendir. Caminin duvarları ve kubbesi el işi şekillerle renkli motiflerle bezenmiştir. 

Caminin en önemli eseri minberinde bulundurduğu sancaktır. Zira 1877-78 yıllarında Osmanlı Rus harbi başlayınca, İsmail Zühtü Efendi vatanseverliğini gösterip, gönüllü bir tabur oluşturmuştur. Tertip ettiği taburun sancağıdır bu sancak. Oluşturduğu taburun tüm ihtiyaçlarını kendi karşılamış hatta askerlerin ailelerinin geçim iaşesinde üstlenmiştir. 

Abdülaziz Av Köşkü

Köşk, tek katlı ve ahşaptandır. Ahşap sütunlar üzerine oturtulmuş revaklar köşkü çevrelemektedir. Kapının her iki yanıyla bahçe boyunca dökme hava gazı fenerleri vardır. Köşkün arka bahçesinde fıskiyeli bir mermer havuz bulunmaktadır.  Köşk alt ve üst camlardan ışık alır. Ayrıca üst camlar renklidir. Kapı zemini çini döşeli bir antreye açılır. Salondaki duvarlar İtalyan çinileriyle kaplıdır. Burada bir kahve ocağı ile mermer bir çeşme bulunmaktadır. 

Adile Sultan Kasrı 

Kasır, Abdülaziz tarafından 1853 yılında küçük kız kardeşi Adile Sultan için yaptırılmıştır. Dikdörtgen şeklinde planlı olan kasır çift kollu merdivenlere sahiptir. Birinci katı ve ikinci katı büyük orta salon-sofa bulunur. Her iki katta sahanlığa açılmaktadır. Sahanlıklar, sofadan üç basamak ve trabzanlarla ayrılmıştır.  Şuanda öğretmen evi olarak kullanımdadır. Meşhur Hababam Sınıfı filmleri burada çekilmiştir.  Hatta odalardan biri Hababam Sınıfı Müzesi olarak düzenlenmiştir. 

Beylerbeyi Sarayı 

Saray, Sultan Abdülaziz tarafından Mimar Sarkis Balyan’a 1861- 1865 yılları arasında yaptırılmıştır. Asıl Saray geniş bir bahçenin içindedir. Beraberinde mermer köşk, sarı köşk, ahır köşk ve iki küçük deniz köşkü bulunmaktadır. Asıl Saray doğu-batı ve Rönesans, Barok üslubunun kaynaştırılması ile yapılmıştır. Yapı deniz rıhtımı üzerine inşa edilmiş kâgir bir yapıdır. Yüksek bir bodrum üzerine İki kat inşa edilmiştir. 

Saray; haremlik ve mabeyn – i hümayun dairelerinden oluşur. Üç giriş, Altı büyük salon yirmi dört oda bir hamam ve bir banyosu bulunmaktadır. Sarayın çatısı tüm cepheleri çevreleyen bir korkulukla gizlenmiştir. Sarayın  pencereleri kemerlerle süslenmiştir. Birinci kat tamamıyla mermerdendir. İkinci kat ise mermere benzer bir taşla döşenmiştir. Sarayın içerisi Osmanlı ahşap oyma sanatı ve altın verak işçiliği ve resimlerle ve yazılarla süslenmiştir. 

Büyük Çamlıca Korusu

İstanbul’un yoğunluğunda yaşayan insanlar biraz nefes almak için Büyük Çamlıca korusuna sürekli akın ediyorlar. 163.813 metrekarelik alanı ile oldukça göz alıcı bir korudur. Buradan manzarayı izleyebilir, yürüyüş yapabilir ve çam ağaçlarının kokusunu içinize çekebilirsiniz. Hem çocuklar hem de yetişkinler için son derece ideal bir zaman geçirme alanıdır. Yeşile doyacağınız ve İstanbul’a bir başka açıdan bakacağınız koruda ailecek ya da arkadaşlarınız ile zaman geçirebilirsiniz. 

Capitol Shopping Center

Alışveriş merkezlerini gezmeyi seviyorsanız Capitol Shopping Center’i gezebilirsiniz. Birçok mağazanın yer aldığı bu AVM oldukça geniş bir alana kurulmuştur. Çeşitli etkinliklere yer veren AVM çocuklar ve yetişkinler için son derece eğlenceli zamanların geçirilebileceği alanlardan biridir. Aynı zamanda sinemaya gitmek isterseniz yine gösterimde ki filmleri buradan izleme şansınız bulunuyor. Marka mağazaları, oturup dinlenebileceğiniz alanlar ve daha birçok yer ile Capitol Shopping Center hafta sonlarında zaman geçirmek için son derece eğlenceli alanlar arasında yer alıyor. 

Marmara İlahiyat Cami

Geçmişte ki mimarlık geleneğini bugüne taşıyan Marmara İlahiyat Cami yine bu bölgede görülebilecek alanlar arasında yer alıyor. Geçmişten günümüze gelen bir mimarlık anlayışının modern anlayışla bütünleşmesi bu caminin birçok kişi tarafından ilgi görmesini sağlıyor. Görülmesi gereken mimari yapılardan biri olan Marmara İlahiyat Cami son zamanlarda birçok kişinin gezi listesinde yer alıyor. 

Çamlıca Tepesi

Popüler gezi yerlerinden birisi de oldukça ünlü olan Çamlıca Tepesi’dir. Burası Üsküdar’a yaklaşık 4 km uzaklıkta bir alandadır. 260 metre alanı kapsayan bir tepede kurulu olan Çamlıca Tepesi çok güzel bir İstanbul manzarası sunuyor. 

Şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler Çamlıca Tepesi’nin sunduğu huzurdan en iyi şekilde yararlanabilir ve son derece güzel zaman geçirebilir. Sabah kahvaltısı için ideal bir yerdir. Aynı zamanda akşam yemekleri için de Çamlıca Tepesi tercih edilebilir. İstanbul’un en huzurlu alanlarından biri olan bu tepe büyük ve küçük olarak ikiye ayrılıyor. Büyük Çamlıca Tepesi çok daha popülerdir. 

Ancak Küçük Çamlıca Tepesi de ağaçlı manzarası ile son derece ilgi çeken yerler arasındadır. Buradan İstanbul Boğazı’nı, Adalar’ı Haliç ve İstanbul Avrupa Yakası’nı rahatlıkla seyre dalabilirsiniz. Burada bulunan birçok sosyal tesiste zaman da geçirilebilir. 

Özellikle çiçek bahçeleri son derece ilgi çeken yerler arasındadır. Gezi parkurları ve spor alanları ile İstanbul’da yaşayanların özellikle hafta sonlarında akın ettikleri yerler arasında bulunuyor. Altunizade ve çevresinde gezilebilecek yerler arasında birçok güzel mekân ve doğal alan bulunuyor. Kişilerin zaman geçirmekten keyif alacağı ortamlardır. 

Üsküdar Nerede?

Üsküdar, İstanbul ilinde yer alan bir ilçedir. Tarihi kalıntıları bünyesinde barındırmaya devam eden Üsküdar ilçesinin İstanbul için apayrı bir önemi söz konusudur. Eski dönemlerden bugüne dek tarihi yapılarını korumaya ve barındırmaya devam eden Üsküdar ilçesi İstanbul’un tam anlamıyla kalbidir. Gezip görülebilecek, vakit geçirilebilecek ve keşfedilecek birçok farklı noktası mevcuttur. 

Buraya geldiğiniz zaman İstanbul’un ne kadar güzel olduğunu anlıyor ve Üsküdar’ın her sokağına hayran kalıyorsunuz. Üsküdar ilçesi, İstanbul’un Anadolu Yakası’nda bulunan bir ilçesidir. Kuzey tarafından Beykoz, Kuzeydoğu kısmından Ümraniye, Doğu tarafından Ataşehir ve Güneyden Kadıköy ilçesi ile bağlantılıdır. 

Aynı zamanda Batı tarafından da İstanbul Boğazı ile çevrili bir yapısı vardır. Her yönden apayrı bir havası ve manzarası söz konusudur. Burada bulunan evler İstanbul’un diğer ilçelerinde bulunan diğer evlerden oldukça farklıdır. Yapısı gereği yıkımı yasak olan bu evler eski zamanlardan kalma evlerdir. Her bir noktası rengârenk evler ile çevrili olan Üsküdar’da kendinizi İstanbul’dan daha farklı bir yerde hissedebilirsiniz.

Üsküdar Nereye Bağlı?

Üsküdar ilçesi İstanbul’un Anadolu Yakasında bulunan bir ilçedir. Beşiktaş beldesine de yakın olmasından dolayı Kadıköy ve Beşiktaş lokasyonundan vapur ile Üsküdar’a kısa süre içerisinde geçebilirsiniz. Bu noktalara yakınlığı ile bilinen Üsküdar hafta sonları oldukça kalabalık oluyor. Sizlerde İstanbul’da tarihi kalıntıları hala taşımaya devam eden yerleri keşfetmek istiyorsanız rotanızı Üsküdar’a çevirebilirsiniz. Üsküdar’da gezip görülecek yerler şu şekildedir;

Kız Kulesi

İstanbul’un en güzel ve en büyüleyici noktası istisnasız Kız Kulesidir. Kız kulesi eski dönemlerde var olan bir hükümdarlık tarafından yaptırılmış olup kule ile alakalı birçok hikâye bu zamana kadar kulaktan kulağa anlatılmıştır. Kız kulesi, boğaz girişinin yaklaşık 150 ila 200 metre açıklarında kayalıkların üzerinde yer alıyor.

Her geçen gün popülerliğini korumaya devam eden Kız Kulesi çoğu zaman çiftlerin romantik anlarına da şahitlik ediyor. Kız kulesine dilediğiniz tüm zaman dilimlerinde gidebilir ve orayı ziyaret edebilirsiniz. Gündüzleri hem müze hem de cafe olarak kullanılan kule akşamları da özel bir restoran olarak ziyaretçileri kabul ediyor.  

Fethi Paşa Korusu

Üsküdar ile Beylerbeyi arasında bulunan Fethi Paşa Korusu hafta sonları geldiği zaman tercih edilebilecek en güzel mekânlardan bir tanesidir. Fethi Paşa Korusu konum olarak yüksek bir alanda olmasından dolayı gelen ziyaretçilerine muhteşem bir doğa manzarası sunuyor. 

Konum olarak Sultantepe sırtlarından başlayarak Kuzguncuk’a kadar olan bir alanı kaplayan Fethi Paşa Korusu oldukça büyük bir alana hâkimdir. Hafta sonlarınızı İstanbul’un en güzel yerlerinde geçirmek ve eşsiz manzaraya karşı sevdikleriniz ile kahvaltı yapma fırsatı elde etmek isterseniz hiç düşünmeden bu koruyu seçebilirsiniz.

Çamlıca Tepesi

İstanbul kalabalığından sıkılmış daha sakin noktalarda gününüzü geçirmek isterseniz Çamlıca Tepesini rotanızın ilk sırasında ekleyebilirsiniz. Üsküdar beldesine yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta yer alır. 260 metre bir tepelikte bulunan Çamlıca Tepesi İstanbul manzarasını ayaklarınızın altına seriyor. İstanbul’un en yüksek mekânları arasında yer alan bu tepe de hafta sonları kahvaltı yapabilir, akşamları restoran kısmında yemek yiyebilirsiniz. 

Kuzguncuk

Kuzguncuk, İstanbul’da bulunan diğer ilçelere göre oldukça nezihtir. Kuzguncuk’a geldiğiniz zaman kendinizi 1970 ve 1980 yılları arasında yaşıyormuş gibi hissedebilirsiniz. Burada bulunan tüm evler hem ahşap hem de rengârenktir. 

Her bir sokağı ayrı keyif veren Kuzguncuk’ta mutlaka bir gününüzü geçirebilirsiniz. Burada yer alan Çınar altı kafe en çok tercih edilen ve rağbet gören kafelerden bir tanesidir. Sizlerde buraya geldiğiniz zaman mutlaka Çınar altına uğramadan gitmemeniz tavsiye edilir.  

Altunizade Nerededir?

Altunizade eski dönemlerde İstanbul’un doğal yaşam alanlarından bir tanesi idi. Gelişen ve değişen yapılar ile Altunizade ilçesi İstanbul’un en gözde ve en nezih ilçelerinden birisi haline gelmiştir. Altunizade, İstanbul ilinin Üsküdar ilçesine bağlı olan bir semttir. Altunizade, Koşuyolu’na, Bağlarbaşı mahallesine oldukça yakındır. 

Altunizade’nin bu denli popüler olmasının en önemli sebeplerinden bir tanesi İstanbul Boğaz Köprüsü’nün Anadolu Yakası çıkışı olmasıdır. Buraya geldiğiniz zaman gezilecek her bir noktaya oldukça yakın ve keşfedilecek birçok noktaları mevcuttur. Hafta sonları geldiği zaman buralarda yürüyüş yapabilir ve burada var olan çeşitli yerlere gidebilirsiniz. 

Altunizade Hangi Yakaya Bağlıdır?

Altunizade, Üsküdar beldesine bağlı olmasından dolayı yaka olarak Anadolu yakasına bağlıdır. Anadolu Yakasının eşsiz güzelliğini etrafında barındırmayı başaran bu beldeyi es geçmeden mutlaka gezmeniz gerekir. Altunizade beldesinde gezip görebileceğiniz ve vakit geçirebileceğiniz yerler şu şekildedir;

Adile Sultan Kasrı

Adile Sultan Kasrı, Validebağ korusunun içerisinde yer alan bir noktadır. Tarihi eskiye dayanan Adile Sultan Kasrı 1853 yılında yapılmıştır. Yapılış nedeni Sultan Abdulaziz’in kız kardeşi için yaptırılmış bir yapıdır. Görkemli yapısı, eşsiz manzarası ve eşi benzeri olmayan mimari yapısı ile görenleri hayrete düşürecek bir güzelliğe sahiptir. Bu zamana kadar birçok filme ve diziye ev sahipliği yapan bu tarihi bölge günümüzde sosyal tesis olarak da kullanılır. Gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan bu tarihi beldeye hafta sonu kaçamağı yaparak gelebilirsiniz.

Selimiye Kışlası

Selimiye Kışlası Üsküdar ilçesinin Altunizade beldesine yakın bir konumda bulunuyor. Selimiye Kışlası, İstanbul’un gezi rotaları arasında yer alan olmazsa olmaz mekânlarından bir tanesidir. Her bir köşesi ayrı bir tarih kokan bu kışla da eski dönemlerden kalan yapıları ve tarihi kalıntıları görebilirsiniz. Yerli ve yabancı turistler İstanbul’a geldiği zaman gezi noktasında ilk tercih edilecek yerlerden bir tanesidir. Sizlerin de tarihe merakınız var ise ilk gezip görmeniz gereken yerlerden birisi olan Selimiye Kışlasına gelebilirsiniz.

Çengelköy

Altunizade bölgesine oldukça yakın bir konumda bulunan ve hafta sonları çok kalabalık olan yerlerden bir tanesi Çengelköy’dür. Her bir noktası ayrı bir güzelliğe sahip olan Çengelköy’de birçok farklı kafe bulunur. Herkesin damak tadına uygun olan, beğenisine gidecek çeşitli aktiviteler yapılır. Çengelköy’de birbirinden farklı kahvaltı mekânları mevcuttur. Sizler sevdikleriniz ile birlikte kahvaltı organizasyonu planlayarak güzel bir gün geçirebilirsiniz. Çengelköy’de her bir noktadan ayrı bir manzara görebilir ve bu özel semtin tadını çıkarabilirsiniz.

Millet Parkı

İstanbul’un ilk millet parkı olarak bilinen bu park Üsküdar ilçesinde yer alıyor. Altunizade mahallesinden kısa sürede ulaşabileceğiniz millet parkı 50 metrekarelik bir alana sahiptir. Boğaz manzarasının insana ayrı keyif ve mutluluk verdiği bu millet parkına mutlaka gelmeniz tavsiye edilir. Millet parkında hem çocuklar, hem de yetişkinler için birçok aktivite yapılır. Yaz ayları geldiği zaman oldukça kalabalık olan millet parkına akşam saatlerinde gelerek buranın keyfini çıkarabilirsiniz.

Salacak Sahili

Stresli günlerinizde, yorgun olduğunuzda stresinizi atacak olduğunuz tek yer sahillerdir. Salacak sahili Üsküdar ilçesinde yer alır. Salacak sahilinde dilediğiniz kadar yürüyebilir ve boğazın keyfini çıkarabilirsiniz. Kız kulesine de oldukça yakın olmasından dolayı Kız Kulesine de giderek burada keyif kahvenizi içebilirsiniz.

Kafeleri Keşfedebilirsiniz

Üsküdar beldesinde yer alan tüm mahalleler oldukça kalabalık ve yoğun olmasından dolayı her bir noktada ayrı konseptte kafeler vardır. Herkesin tarzına uygun olan, damak zevkini yansıtan çeşitli noktalar vardır. Sizlerde bu noktalara giderek eğlenebilirsiniz. 

Bebek SPA nedir?

SPA, suyun getirdiği sağlık olarak Türkçeye çevrilebilecek uygulamaların bütünüdür. Orijinal bir formu bulunmamakla birlikte, günümüzde genel bir çerçevesi çizilmiştir. Her tesis, bu uygulamalar kapsamında kendi standartlarını belirler ve genel-geçer standartlara eklemeler yapabilir. Bebek SPA nedir? Sorusunun cevabı da bu noktada merak edilenler arasında yer alır. Genellikle yetişkinlerin tercih ettiği bir uygulama olarak bilinse de aslında su, herkese sağlık getirebilir ve çocuk ve hatta bebekler için de son derece ileri düzeyde pozitif etkileri söz konusudur. Hatta batıda su içinde doğum ve su gün içerisinde düzenli su içerisinde egzersiz, bugünlerde yoğun biçimde tavsiye ediliyor.

Bebek SPA ile yetişkin SPA elbette aynı uygulamaları kapsamıyor. Bebekler için masaj uygulamaları oldukça farklı. Bu noktada bebekler için SPA hizmetinin daha çok çocuğun su içerisinde vakit geçirmesi için geliştirilen özel uygulamalar olduğunu söylemek mümkündür.

Bebekler için SPA Faydalı mıdır?

Bebekler SPA hizmetinin bebeklerin fiziksel gelişiminde son derece ciddi faydaları olduğu bilinir. Bebeğin yürümeye başlamadan önce yüzmeye başlaması gibi düşünülebilecek bu uygulamalar kas ve eklemlerinin uygun şekilde gelişmesine yardımcı olur. Kuzey Avrupa ve Rusya’da bebeklerin havuzlarda oldukça yoğun zaman geçirdikleri bilinir ki, örneğin; Rusya’da bebekler doğumdan kısa bir süre sonra suya sokulur.

Burada maksat; suyun kaldırma kuvvetinin etkisi ile bebeğin eklemlerinin baskı ya uğramadan hareket etmesinin sağlanmasıdır. Bu sayede eklemler daha fazla ve daha kısa sürede gelişir. İstatistikler su terapisini düzenli alan bebeklerin, daha sağlıklı eklemlere sahip olduğunu ve kemik gelişimlerinin daha iyi olduğunu ortaya koyar.

Bunun yanında eğlenceli bir terapi olan hidroterapi, bebeğin sindirim sisteminin de verimli biçimde çalışmasını sağlar. Su içerisinde çok yönlü bir hareket döngüsü söz konusu olduğundan, bebeğin bağırsakları daha iyi çalışır. Bunun sonucu olarak SPA hizmeti alan bebekte gaz birikimi ve sancıları daha az olur.

Bebek SPA’nın çok önemli pozitif etkilerinden bir diğeri ise bebeğin mekanik öğrenme süreçlerini desteklemesidir. Yaşıtları henüz yürümeyi bilmiyorken, SPA’ya giren bebekler yüzmeyi öğrenir ve yürümek bu bebekler için çok daha erken gelişen bir durumdur. Hidroterapi alan bebeklerin koordinasyon becerileri, diğerlerine göre daha iyi olarak tanımlanır.

Bebek SPA’nın Zararı var mıdır?

Bebeğiniz için doğru protokollerle sunulmayan her hizmet zararlıdır. Bilimsel yöntemlere dayanmayan, uygunsuz ortamlarda sunulan hizmetlerden kaçınmanız gerekir. Bunun dışında, uygun ortamda sunulan hizmetlerin bebek için hiçbir zararı veya yan etkisi yoktur. Bebeğinizi güvenle bebek SPA uygulamalarına dahil edebilirsiniz.

Bebek SPA hizmeti nerelerde sunulur?

Büyük ve nitelikli konaklama tesisleri ve SPA hizmeti için özel olarak kurulmuş tesislerin bazılarında bebek SPA hizmeti sunulur. Bu özel bir donanım gerektirdiğinden, genel SPA uygulamaları içerisinde değil, buna özel olarak hazırlanmış merkezlerde sunulması gereken bir hizmettir. 

Bebek SPA ne sıklıkta yapılır?

Esasında bunun için kesin bir sınır yoktur. Ancak bebeğin fiziksel etkinlik içerisinde olduğunu düşünerek ve bu süreçte yoğun bir egzersiz söz konusu olacağından, genellikle haftanın bir günü uygulama alınması uygun görülür. Tabii bu kesinlik arz etmez. Uzmanların görüşleri alınarak bu hizmetin frekansı arttırılabilir.

Bebek SPA uygulamalarında ilaç veya kimyasal kullanılır mı?

Kesinlikle hayır. Bebek SPA, yetişkin SPA uygulamalarından farklı olarak, hiçbir yağ veya solüsyonun kullanılmadığı, tamamen mekanik süreçler üzerine kurulu bir işlemdir. Suyun ve ortamın ısısı dahi, bebek için en uygun seviyede hazırlanıp, hiçbir yan etkiye maruz kalmayacakları biçimde hizmet verilir.

Bebeğiniz ve sizin için sosyalleşme imkanı

Bebek sahibi ebeveynler, evden nadiren çıkar. Bu durumda hem bebek, hem de anne baba için sosyal etkileşimin sınırlanması anlamına gelir ki, orta ve uzun vadede tüm aile için bir problemdir. Bebeğinizin diğer bebeklerle, sizin diğer ailelerle bir araya gelmenizi sağlayan bir etkinlik olarak da düşünebileceğiniz bebek SPA, bu açıdan psikolojik olarak da faydalıdır.

Gelişim Sürecinde En Etkili Terapi

Bebek SPA bir tedavi değildir. Bebeğin gelişim sürecinde sahip olması gereken fiziksel etkinliğin tam anlamıyla sunulduğu bir gerçek yaşam modellemesi olduğu söylenebilir. Modern yaşamın içine doğan bebeklerin fiziksel etkinlikler yok denecek kadar azdır. Bu istenen ve doğan bir süreci ifade etmez. Uzmanların bebeklerin belli düzeyde fiziksel etkinlik içerisinde olmaları yönünde tavsiyeleri vardır.

Bebek SPA, bebeğin en uygun şekilde fiziksel etkinlik içerisinde olmasını sağlar ve gelişim sürecinde tüm organlarının yeterince gelişmesine yardımcı olur. Kas ve eklem gelişimine olan etkilerinin yanı sıra, bebek SPA uygulamalarına katılan bebeklerin akciğerlerinin de mükemmel biçimde geliştiği görülür. Sarf edilecek efor ve suyun uyguladığı basınç, bebeğin akciğer kapasitesini ciddi oranda artırır. Bununla birlikte, yüzme eyleminin dolaşım sistemi ve tüm sistem üzerinde pozitif etkileri bulunmasından dolayı, bebek SPA hizmetinin bebeğin bütün sağlığı üzerinde yapıcı etkileri olduğundan söz edebilmek mümkündür. 

Bebeğiniz için en iyiyi seçip, nitelikle tesislerden bu hizmeti alabilirsiniz. Düzenli olarak bu hizmeti almak, bebeğiniz için fayda sağlayan ve maliyetleri bakımından da sizi yormayan bir süreç olacaktır.

Otelde SPA Nedir?

SPA; oldukça geniş uygulama alanın bulunan, farklı alt dalları ve türlerinden söz edilebilen bir hizmet alanıdır. Termal, medikal veya otel tipi (resort) SPA uygulamaları söz konusudur ki, en yaygın kullanılan SPA türü otelde SPA uygulamasıdır.

Ülkemizde çok sayıda konaklama tesisi bulunur. Sahip olduğumuz turizm potansiyeli nedeniyle ciddi sayılara ulaşan tesislerimizin bir kısmı SPA Oteli olarak tanımlanır. Sadece turizm bölgelerinde değil, şehir otellerinde de SPA hizmeti verilir ki, şehir otellerinde verilen hizmet, şehir yaşantısının stresinden sıyrılmak için bu hizmeti tercih edenler için oldukça önemli bir kaynaktır. İstanbul gibi, dünyanın en kalabalık ve büyük şehirlerinden birisinde, hemen herkesin yoğun bir stres duru söz konusudur. Bu bakımdan SPA hizmet almak bir çok şehir sakini için gereklilik konumundadır.

Fakat SPA, nitelikli sunulmadığı taktirde, nemli ve sıcak bir ortamda geçirilen vakitten öteye geçmeyebilir. Bu nedenle nitelikli uygulamalar için turizm standartlarında otelde SPA hizmeti tercih edilir. Zira üst standartlar, ancak ruhsatlı oteller tarafından en verimli biçimde sunulabilir.

Buradan SPA merkezlerinin niteliksiz olduğu anlamı elbette çıkmamalıdır. Elbette bu tesislerde de nitelikli hizmetler sunulabilir. Ancak otelde SPA, eğer nitelikli bir otelden söz ediliyorsa, kaçınılmaz biçimde standartlara uygundur.

Otelde SPA farklı mıdır?

Esasında yöntem ve uygulamalar bakımından otelde SPA, diğer SPA türlerinden çok farklı değildir. Yalnızca tesisin vermeyi uygun bulduğu hizmet protokolü bakımından bazı farklılıklar söz konusu olabilir. Örneğin; kimi tesisler daha çok Asya masajları ile hizmet verirken, bazı tesislerin Kuzey Avrupa metotlarını kullanmaları söz konusu olabilir. Bununla birlikte tüm teknikleri sunabilecek donanım ve personel yapısına sahip tesisler de elbette mevcuttur.

Uygulamaların bileşenlerini değiştiren diğer unsurlardan biri ise sununla SPA hizmetinin medikal olup olmamasıdır. Medikal SPA, otelde sunulabilir. Ancak bu tesisin tercihine bağlıdır. Medikal SPA sunabilmek için uygun şartların kurulmuş olması ve medikal personelin otelde görev alıyor olması gerekir. Bu da kimi tesislerin verebildiği bir hizmettir. 

Termal otellerde sunulan Termal SPA ise yalnızca bu otellere has bir uygulamadır. Otelin, termal kaynaklara yakın olması gerekir ki, bu şartlarda otelde SPA hizmeti veren tesisler de bulunur. Örneğin; ülkemizde kaplıcalar bölgesinde hizmet veren SPA Otellerinin hemen hepsinde mineral SPA uygulanır.

Yani Otelde SPA, SPA tesisinde SPA’dan aslında çok da farklı değildir. Otelde SPA hizmeti almak, gerek konaklarken, gerekse otelin tesisini bu amaçla kullanmak için tercih edilebilir.

Otelde SPA Hizmeti Almak İçin Konaklamak Gerekir mi?

Hayır. Bir otel, SPA hizmetini konaklamadan ayrı sunar. Elbette konaklayan misafirler için bu hizmet sunulur. Ancak SPA kısımları konaklama yapmayan müşteriler için de açıktır. Hatta kimi oteller doğrudan SPA uygulamaları ile meşhurdur. Tabii tesis, tercih ederse, bu hizmeti yalnızca konaklayan misafirlerine de sunabilir.

Otelde SPA Faydalı mıdır?

SPA hemen her turizm tesisinde, yani otelde diğer tesislerde sununla faydaları ile sunulur. Hatta oteller turizm standartlarında hizmet verdiklerinden, kalite seviyeleri biraz daha yüksek olabilir. Ayrıca otellerin uluslar arası misafirleri olacağından kurulan sistemin buna yönelik olması gerekir. Seçeceğiniz otelin nitelikli bir tesis olup olmamasına göre bu şartlar değişebilirken, örneğin zincir otellerde alacağınız hizmetler son derece ciddi faydalara erişmenizi sağlar.

Otelde SPA Fiyatları

Otelde SPA fiyatları, seçeceğiniz tesisin niteliklerine bağlı olarak farklılık gösterir. Elbette bu fiyatlar üzerinde etkili olan birçok unsur söz konusudur. Kimi tesisler son derece gelişmiş altyapılar ve nitelikli fiziksel ortamlara sahiptir ki, bu gibi tesislerde personel yapılanması da maliyetleri bir miktar yükseltebilir. 

Tesis seçerken dikkate almanız gerek ilk husus; otelde SPA fiyatları olmamalıdır. Zira SPA, nitelikleri bakımından çok iyi bilinmeyen bir uygulamadır ve ucuz sunum, verimsiz sonuçlara yol açabilir. Zarar olmasa da, hiçbir faydasını görmeyeceğiniz uygulamalara para ödemek yerine, nitelikli otellerde sunulan hizmetleri tercih etmeli ve bu tesisler arasında seçim yapmayı düşümelisiniz.

Otelde SPA Hizmeti Nasıl Verilir?

Otelde SPA, çok farklı standartlara sahip olabilir. Tesisin büyüklüğü öncelikle verilecek hizmetin standartlarını değiştirir. Personel yapılanması da sistem üzerinde etkilidir. Örneğin, masaj ve fizyoterapi uygulamalarının verilmesi noktasında ne kadar farklı branştan uzman istihdam edilirse otelin sunacağı hizmetin nitelikleri de o kadar değişir.

Tesisin seçeceği konsept de SPA standartlarını ve sunumu etkileyebilir, kimi tesisler uzak doğu tipi SPA uygulamaları sunarken, kimileri karma veya daha geleneksel uygulamaları tercih edebilir. Genellikle büyük oteller sundukları hizmeti olabildiğince çeşitlendirir ve misafirlerine geniş bir alanda hizmet vermek isterler. Bu bakımdan büyük ve özellikle SPA formatlı zincir oteller aradığınızı bulabileceğiniz tesisler olarak tanımlanabilir.

Otelde SPA hizmeti almak için şimdi bir konaklama tesisi iler iletişime geçebilir, konaklama yapsanız da yapmasanız da bir çok tesisten bu hizmeti alabilirsiniz. Stresten arınmak ve kendinize iyi gelecek bir süreç yaşamak için SPA modern zamanlarda tercih edebileceğiniz en iyi hizmetlerden birisidir.

SPA Nedir?

SPA kelime anlamı itibariyle, Selus Per Aqua yani sudan gelen sağlık anlamında kullanılır. Kökenleri Antik Yunan medeniyeti ve Roma’ya dayandığı bilinen SPA uygulamaları günümüzde dünyanın çeşitli kültürlerini bir araya getiren yöntemleri bünyesinde barındırır. SPA su terapisi uygulamaları olarak bilinir. Bunun yanı sıra rahatlamak için farklı teknikler de bu komplekslerde müşterilere sunulur. Örneğin, sauna ve masaj gibi uygulamalar bu uygulamaların en bilinen türleridir. Günümüzde oteller ve diğer konaklama tesislerinin çoğunda turizm standartlarında SPA hizmeti verilmektedir. SPA yalnızca masaj veya hamam gibi algılanmamalı, bu merkezlerde kişinin ihtiyacına özel alternatif tıp literatüründe ismi geçen pek çok yöntem olduğu bilinmelidir.

SPA Tarihçesi

SPA, her ne kadar çok uzun tarihi olan bir uygulama bütünü olsa da, belirttiğimiz gibi günümüzdeki formu eski formlarının bir bileşkesi niteliğindedir. Örneğin; Güney Asya’da kullanılan yöntemler ile İsveç ve Finlandiya’da kullanılan yöntemler günümüzde aynı SPA kompleksinde yer alabilir. Bu bakımdan bu merkezlerin, dünya kültürlerinin bir bileşkesi olduğunu bilmek tarihçeyi anlamak için daha faydalı olacaktır.

SPA’nın tarihçesi içerisinde, hamamın mucidi Anadolu medeniyetleri oldukça etkilidir. Her ne kadar tarihi Roma imparatorluğuna dayanıyor olsa da, sıcak su ile terapi uygulamalarının Sümerler dönemine kadar ulaştığını biliyoruz. Anadolu’daki doğal kaplıcalarda yapılan terapilerin, Roma dönemi mimarisinin eseri olarak kapalı alanlara taşınması, SPA komplekslerinin ilk adımının atılmasıdır.

Ancak elbette SPA sadece Roma veya Anadolu medeniyetleri ile özdeş değildir. SPA merkezlerinde, Asya kültürlerinin örneklerinden, Avrupa kültürüne kadar geniş bir alanda uygulama yapılır. Esansiyel ve rahatlatıcı yağların da kullanıldığı terapilerin farklı hedefleri ve uygulama teknikleri söz konusudur.

SPA Çeşitleri nelerdir?

SPA, farklı amaçlara yönelik olarak alınabilir. Turistik olup olmaması fark etmeksizin konaklama tesislerinde bu alanda gelişmiş tesisler bulunur. İş dünyasının stresli ortamından sıyrılmak ve alacağınız terapi ile günler süren ferahlama hissine ulaşmak için bu yöntemi kullanabilir veya hekiminizin tavsiyesi ile hizmet alabilirsiniz. SPA tipleri;

  • Resort SPA
  • Medikal SPA
  • Termal SPA

Olmak üzere sınıflandırılır.

Resort SPA, genel olarak şehir otelleri ve tatil beldelerindeki otellerde bulunan SPA türüne verilen isimdir. Esasen bu tip; diğer türleri de kapsayan bir modelde sunulabilir. Tesisin özellikleri ve işletmecilik stratejisine bağlı olarak, müşterilerine medikal SPA verebilmesi de mümkündür. Ayrıca, doğal sıcak su kaynakları bulunan tesislerde naturel mineral SPA yapılabilir veya tesis bu ortamı çeşitli teknolojileri kullanarak sunabilir.

Medikal SPA; tıbbi nedenlerle alınan SPA hizmetidir. Fizyoterapistler gibi tıbbi uzmanların eşliğinde sunulan bu işlem, SPA ortamının rahatlatıcı özellikleri ile tıbbi çözümlerin bir araya getirilmesi uygulamasıdır.

Termal SPA ise Mineral SPA olarak da bilinen bir uygulamadır. Doğal sıcak kaynaklarının mineral etkileri ile ısıları kullanılarak oluşturulan ortamda, hem medikal, hem de resort SPA modeli uygulamalar gerçekleştirilebilir. Termal SPA modeli, genellikle kaplıcalar bölgesindeki konaklama tesislerinde yer alır.

SPA’nın Faydaları Nelerdir?

SPA, binlerce yıldır süregelen bir gelenek ve antik bir tıbbi uygulamadır. Bu uygulamaların bir çok faydası olduğu bilinir. Kaldı ki, fiziksel terapi gerektiren hastalıkların tedavisinde, tamamlayıcı uygulama olarak da SPA kullanılır.

SPA uygulamalarının en önemli etkileri psikoloji alanında görülür. Kişinin ferahlamasını sağlayan bir ortamın oluşturulması için doğru nem ve oksijen dengesi ile donatılan ortamda ferahlatıcı müzik yayını yapılır. Esansiyel yağların rahatlatıcı özellikleri ve masaj gibi fiziksel terapilerin de eklenmesi ile SPA’nın son derece etkili bir rahatlama özelliği söz konusu olacaktır.

SPA’nın fiziksel faydalarının başında, kas ve eklem rahatsızlıkları üzerindeki pozitif etkisi gelir. Elbette SPA kas ve eklem hastalıklarını iyileştirir gibi bir iddia söz konusu değildir. Medikal terapiler alıyorsanız bunu tamamlayıcı bir unsur olarak tercih edebilirsiniz. Bunun yanında kas ve eklem sorunlarınız tıbbi olarak hastalık biçiminde tanımlanmamış ancak yaşam standartlarınızı etkiliyorsa, SPA sizin iççin faydalı sonuçları ortaya koyabilir.

Kas ve eklem sorunun yanında SPA’nın cilt sağlığına olan etkisi de kanıtlanmıştır. Özellikle kullanılan özel yağ ve solüsyonların selülit gibi sorunlara iyi geldiği bilir. Bası termal SPA uygulamalarının su bileşenleri içerisinde yer alan kükürt gibi bileşenlerin ise cilt rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtilmektedir.

SPA’nın Zararı var mıdır?

SPA genel olarak zararından bahsedilebilecek bir uygulama değildir. Ancak tansiyon ve kalp hastalarının yüksek sıcaklıklarda sunulan SPA hizmetlerini kullanabilmeleri için hekimden onay almaları gerekebilir. Bunun yanında eklem rahatsızlıklarınızı SPA sırasında size hizmet verecek personele belirtmeniz gerekir. Mevcut bir sorunla çakışan bir uygulama almamak için bu son derece önemlidir.

SPA ; ciddi olarak planlanıp, protokoller dahilinde sunulması gereken bir uygulamadır. Bu nedenle tercih edeceğiniz SPA merkezinin standartlarına dikkat etmeniz gerekir. Ortamın hazırlanmasından kullanılacak ürünlere ve personelin niteliklerine kadar hemen her unsur son derece önemlidir. Sağlığınızı kazanmak ve rahatlamak için tercih edeceğiniz bu uygulama, yanlış ellerde negatif sonuçları ortaya çıkarabilir.

Spalarda Uygulanan Masaj Çeşitleri Nelerdir?

SPA; ortam terapisi, aromaterapi, hidroterapi ve masaj terapisi hizmeti alınan bir tesis olarak tanımlanır. Tabi SPA olarak tanımlanan bazı tesislerde bu bileşenlerin tamamı olmayabilir. Küçük tesislerde sadece buhar terapisi sunulabilirken, bazılarında hidroterapi ve buhar birlikte sunulur ki, çok küçük tesislerde bu hizmet sauna boyutunu dahi geçmez. Elbette sadece sauna hizmetine SPA demek oldukça yanlıştır. Aynı şekilde sadece hidroterapi de SPA olarak tanımlanamaz. SPA’lar uygulanan masaj, burada verilen terapilerin gerçek anlamda SPA olarak tanımlanmasını sağlayan önemli bir bileşendir. Buradan tam anlamıyla fayda elde etmek için masaj efektif bir terapi yöntemi olarak dünyanın her yerinde uygulanır.

Tabii her SPA tesisi farklı masaj teknikleri uygular. Sahip olunan personel yapısına bağlı olarak masaj türleri de değişir. Her masaj türü ayrı bir uzmanlık alanı olduğundan, her branş için özel uzmanlar temin edilmek zorundadır. Genellikle büyük tesislerde daha fazla seçeneğe ulaşılabilir ve efektif terapiler alınabilir.

Masajın Faydaları Nelerdir?

Masaj, yöntemin içeriğine bağlı olarak kas ve eklem sağlığı başta olmak üzere cilt sağlığı ve hatta psikoloji üzerinde dahi etkili bir uygulama alanıdır. Masaj, sinirlerden, eklemlere, damarlardan, cilt yüzeyine kadar bir çok alana uygulandığından, etki alanı da oldukça fazladır. Alacağınız masaj terapisinin türüne göre farklı faydalar elbette elde etmeniz mümkündür.

Ancak her SPA tesisi tüm masaj uygulamalarını sunmayabilir. Tesis hakkında önceden bilgi almanız bu anlamda faydalı olacaktır. Çoğunlukla otellerde sunulan bu hizmetler, büyük tesisler söz konusu olduğunda son derece kapsamlı biçimde verilebilmektedir. 

SPA Masaj Çeşitleri Hangileridir?

SPA’lar uygulanan masajların içerisinde en yaygın türler;

  • İsveç Masajı
  • Thai Masajı
  • Aromaterpi Masajı
  • Spor Masajı
  • Selülit Masajı
  • Doku Masajı
  • Refleksoloji
  • Bölgesel masaj türleri

Şeklinde sıralanır.

İsveç Masajı

İsveç masajı; yaklaşık bir saat süren bir terapi olan İsveç masajı; batı tipi bir masaj uygulamasıdır. Terapi aromatik yağlar kullanılarak, ferahlatıcı bir ortamda yapılır. Duruma göre masajın kuru uygulanması da elbette mümkündür. Güne iyi başlamak, gün içerisinde rahatlamak veya günün stresini atmak için bu masaj türü yaygın biçimde tercih edilir ve hemen her SPA merkezi tarafından sunulur.

Thai Masajı

Güney Asya karması bir masaj tipi olsa da, Thailand menşeili olmasından dolayı Thai masajı olarak bilinen bu uygulama, Çin ve Hindistan tıp literatüründe yer alan önemli bir uygulamadır. İleri düzeyde uzmanlık isteyen bu masaj türü, her en kadar günümüzde pek çok masaj yapan tarafından zikrediliyor olsa da, aslında kendi kuralları olan ve dikkatle uygulanması gereken bir masajdır. Yüzlerce bileşeni bulunan Thai masajı, giyinik ve kuru yapılan bir masaj türüdür. En faydalı masajlardan birisi olmasının yanı sıra, bilinçsiz yapılması durumunda ciddi zararları olabilir. Kimi seansları 5 saate kadar uzayabilen bu masaj tipinde, kas ve eklemlerin en küçük detaylarına dahi inilir. Negatif etiklere maruz kalmamak için Thai Masajı, nitelikli tesislerde ve gerçek uzmanlardan alınmalıdır.

Aromaterapi

Aromaterapi, cilt ve doku masajı olarak uygulanan bir yöntemdir. Doku üstü sinir sisteminin uyarılması, esansiyel yağlar ile dolaşım sisteminin rahatlatılması ve gevşeme etkisi ile birlikte cildin iyileşmesi gibi etkileri vardır. Yaklaşık bir saat süren uygulama, genellikle hidroterapi ardından yapılır. Cilt bakımı bileşenlerini kapsayan diğer uygulamalar da bu safhada yapılır.

Spor Masajı

Spor profesyonel bir uğraştır ve özellikle amatörlerin spor yapmaları halinde hazır olmayan kas ve eklemleri zarar görebilir. Bu nakımdan spor masajı kişiyi spora hazırlamak ve spor sonrası kas-eklem sağlığını korumak için faydalıdır. Ayrıca profesyonel sporcular da düzenli olarak spor masajı hizmeti alırlar.

Selülit Masajı

Dolaşım bozukluğuna bağlı olduğu düşünülen selülitin tedavisinde en etkili yöntemlerden birisi selülit masajıdır. Selülitin tedavisinde etkili olduğu bilinen yağların da kullanıldığı bu uygulamalar, cildin sağlığına kavuşmasını sağlamakta etkilidir.

Doku Masajı

Derin doku masajı olarak da bilinen doku masajı, cildin dolaşım sistemi bozukluklarını gidermek için kullanılır. Sert uygulamalar neticesinde örneğin sertleşen kasların yumuşaması sağlanır. Ancak bu masaj isteğe bağlı olarak uygulanır zira yöntem doğası gereği bir miktar acı verici olabilir.

Refleksoloji Masajı

Uzak Doğu tıbbında önemli bir yeri olan refleksoloji, ayaklarda toplanan sinirlerin tüm vücut üzerinde etkili olduğunu anlatır. Ayak sinirlerinin uyarılması yolu ile bu sinirlerin bağlı olduğu sistemlerin uyarılması ve iyileştirilmesi prensibine dayalı uygulama, duruma göre yarım saat veya bir saat sürer.

Bölgesel masaj türleri

Boyun tutulmaları, sırt ağrıları, kol veya bacak kaslarındaki kasılmalar ve benzeri bölgesel sorunların giderilmesinde tercih edilen kısmi masajlar bölgesel masaj türleri olarak tanımlanır. Bileşenleri içerisinde Thai veya İsveç tekniği bulunabilen bu masajlar, genellikle masaj uzmanının tercihine göre şekillenir. Uzman ihtiyacınız olan tekniği belirler ve size faydalı olacak biçimde programlayarak uygular. Bu masaj türünün bir süresi söz konusu olmamakla birlikte genellikle yarım saatlik süreçleri kapsadığı söylenebilir.

Otel Toplantılarında Ne Giyilir?

Otel toplantıların giyim – kuşam; evrensel olarak tanımlanan standartlara sahiptir. Kimi otellerin bu konuda oldukça katı kuralları söz konusudur ki, bilhassa İngiliz ekolüne dahil büyük otellerin toplantı ve diğer etkinliklerine, tek tip format kıyafetle girilebilir. Otel toplantılarında ne giyilir? Sorusunun cevabı aslında toplantının niteliğine bağlı olarak da değişebilir. Örneğin bir iş toplantısı söz konusu ise son derece ciddi bir giyim tarzı gerekli olabilirken, daha samimi bir toplantıda şartlar iyileştirilebilir. Ancak kesin olarak altı çizilebilecek bir unsur vardır ki, otellerde resepsiyon, toplantı ve yemekli gala gibi etkinliklerde, takım elbise veya genele yayılacak olursa, tek tip resmi kıyafet giyilmesi zorunludur demek mümkündür.

Kıyafet Seçimi Neden Önemlidir?

Otellerde balo salonlarına girişte çoğunlukla takım elbise zorunluluğu uygulanır. Aynı durum toplantı salonları için de uygulanır ve zaten toplantı etkinliğinin doğası gereği, gündelik bir kıyafet tercih edilerek toplantıya girmek, evrensel kurallara aykırıdır.

Giyim kuşam bir saygı ifadesi olarak algılanıyor olduğundan, katılımcıların genele uygun giyinmesi dünyanın hemen her yerinde standarttır.

Burada istisnayı bozan bazı unsurlar elbette olabilir. Örneğin; gelenekleri ile iç içe yaşayan milletlerin temsilcilerinin bulunduğu toplantılara batı tipi kıyafetlerle gelmeleri beklenmez. Örneğin; bir Arap şeyhi veya Hintli bir iş adamı eğer geleneksel kıyafetlerini giymeyi tercih ediyorsa, bu toplantıya katılan diğerleri tarafından saygı ile karşılanması gereken bir durum olarak kabul edilir.

Ancak hiçbir şekilde bir toplantıya kot pantolon ve t-shirt gibi bir kıyafetle girilmemelidir. Kaldı ki, belirttiğimiz gibi zaten bazı tesisler bunu yasaklar. Bazı otellerin restoranlarına takım elbiseniz olmadan girmeniz dahi mümkün değildir.

Ne Giyilmeli?

Toplantının türüne göre giyilecek kıyafetlerin detaylarında küçük değişiklikler olabilir. Bu genellikle renk detayında olacaktır. Beylerin kıyafet seçimi konusunda ciddi zorluk yaşaması beklenmez, zira zaten seçim alanı çok çeşitli değildir. Takım elbise detayında renklerle ilgili değişiklikler yapılabilir.

Kadınlar için ise şartlar biraz daha zorludur. Takıdan saç tasarımına, kıyafetten ayakkabıya kadar bir çok detay değiştirilebilir ve şıklıkla ortama uygunluk arasında ince bir çizgi vardır.

Gerek kadın gerekse erkek için toplantılarda abartılı kıyafetlerin tercihi doğru değildir. Toplantının süresine bağlı olarak sıkan ve rahatsız eden kıyafetlerin tercih edilmesi ise oldukça sakıncalıdır. Şık olmak isterken, ortamda dikkatleri negatif biçimde çekebilir veya rahatsız edici bir kıyafetin içinde eziyet çekebilirsiniz.

Bu bakımdan öncelikle genel standartları tespit edip, bunun içerisinde rahat edebileceğiniz kıyafetleri tercih etmelisiniz.

Erkekler için giyim önerileri

Eğer resmi ve genellikle iş çevresinin katılacağı bir toplantı söz konusu ise koyu renkler ve mümkün olduğunca az detay tercih edilmelidir. Erkekler için genellikle smokin zorunlu değildir. Ancak bazı toplantılar için özellikle smokin giyilmesi istenebilir. Eğer davetiyeli bir toplantıya katılıyorsanız, davetiye alt metnini incelemenizde fayda vardır. Smokin için zaten çok faz düşünmenize gerek olmayacağından herhangi bir detaydan da söz edilmez. Eğer takım elbise giyecekseniz, mümkün olduğunca koyu renkler ve mümkünse siyah tercih etmelisiniz. Siyah ciddiyetin rengidir ve evrensel olarak takım elbise genellikle bu renkte tercih edilir. Takım içerisinde giyilecek gömlek ise çoğunlukla beyazdır. Burada abartılı renkler sakıncalı olabilir.

Çok önemli bir detay olarak ayakkabı ve çoraplara değinmek gerekir. Smokin veya siyah takım elbise altına kesinlikle siyah ayakkabı ve koyu renkli gir ya da siyah çorap giyilmelidir. Aksi halde oldukça yanlış bir görüntü ortaya çıkabilir.

Hanımlar İçin Giyim Önerileri

Hanımlar için zorlu bir sürecin söz konusu olduğundan bahsetmiştik. İş toplantıları, galalar veya kokteyller için farklı şekillerde giyinmek kadınlar için mümkündür. İş toplantıları için genellikle beylerde olduğu gibi takımlar ve tayyör gibi giysiler tercih edilebilir. Kadınlar için ayakkabı tercihi ise çoğunlukla stilleto ve benzeri topluklu ayakkabılardır. Pantolon giyilen takımlar tercih edilmesi durumunda loafer tarzı, takım rengiyle uyumlu ayakkabılar da seçilebilir. 

Kadınlar için giysinin rengi erkekler kadar önemli olmasa da, koyu renkli giysiler tercih edilmesi daha doğru olur. En azından abartılı renklerin seçilmemesi gerekir.

Eğer kokteyl, düğün, nişan ve benzeri kutlamalar söz konusu ise kadınlar için oldukça geniş bir seçim alanı ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda son derece geniş bir renk skalasında, farklı tasarımlara sahip kıyafetler seçilebilir. Tuvaletlerden abiyelere kadar çok geniş bir aralık söz konusudur ancak yine de toplantının ağırlığı dikkate alınmalıdır.

Bir kokteyl dahi olsa eğer iş çevresi söz konusu ise yine frapan veya abartılı kıyafetlerden kaçınmak gerekebilir. Kadınlar için kokteyller genellikle abiyelerin tercih edildiği ortamlar olsa da, ortamın ağırlığına göre bu kıyafetin detaylarına özen gösterilmelidir.

Sonuç olarak otel toplantılarında ne giyilir? Sorusunun cevabı, ortamın şartlarına göre küçük farklılıklar arz eder ama genel olarak denk standartlara sahiptir diyebiliyoruz. Bu, İstanbul’da bir otel veya Londra’da bir otel olması fark etmeksizin, dünyanın hemen her yerinde ortak bir standart biçiminde benimsenir.

SPA Nedir Nasıl Kullanılır?

SPA; kelime anlamı itibairyle suyun getirdi sağlık veya sudan gelen sağlık olarak tanımlanır. Latince ismi; Sanitas Per Aquam olan hizmet, binlerce yıldır uygulanan bir rahatlama ve medikal etkinliktir. Günümüzde SPA, doğrudan bir tıbbi yöntem olmasa da, tamamlayıcı uygulamalar içerisinde yer alır ve farklı branşların tıbbi tedavilerine terapi desteği olarak sunulur. SPA nasıl kullanılır? Sorusuna tek bir şekilde cevap verebilmek oldukça zordur. Zira SPA formatına bağlı olarak uygulamalar ve kurallar da değişiklik arz eder.

Su, ısı, buhar, esansiyel yağlar, ambiyans ve masaj/fizyoterapi uygulamalarının bir bütünü olan SPA, tüm dünyada etkinliği kanıtlanmış, psikolojik ve fiziksel bir terapi yöntemidir. Cilt sağlığından, eklem ve kas sağlığına kadar oldukça geniş bir etki alanı bulunan uygulamaların, en önemli etkileri içerisinde psikolojik etkileri gelmektedir.

SPA kişinin bireysel olarak uygulayabileceği teknikleri içerdiği gibi, bir uzmanın desteğinin alınması gereken uygulamaları da içerir. Örneğin; masaj ve fizyoterapi uygulamaları bireysel olarak yapabileceğiniz uygulamalar değildir. Elbette SPA ambiyansında rahatlama işini kendi başınıza yapabilirsiniz ama örneğin SPA cilt bakımı uygulamaları içi size bir uzman hizmet vermelidir. Bu bakımdan SPA nasıl kullanılır, sorundan çok, konuya SPA’da uyulması gereken kurallar veya SPA hizmet protokolleri biçiminde bakmak daha doğru olacaktır.

SPA Hizmeti Nasıl Alınır?

SPA; farklı metotlarla sunulan bir uygulamadır. Bunun içerisinde masaj türleri, hamam türleri ve fizyoterapi uygulamaları farklılık gösterir. Yaygın olarak otellerin sunduğu bu hizmet, sadece SPA hizmeti veren tesislerde de sunulabilir.

Yaygın olarak İsveç hamamı, Türk hamamı, Aromaterapi, Thalaso, Tuz peeling ve buhar hamamı, kullanılan yöntemler içerisinde yer alır. Anca SPA sadece bunlarla tarih edilemez. Bu bileşenlerin yanında bir çok farklı teknik kullanılabilir ve u tekniklerin alt bileşenleri öz konusudur. 

SPA hizmeti, rahatlama, mekanik terapi ve cilt terapisi biçiminde sınıflandırılabilecek hizmetleri kapsar. Bu hizmetlerin tamamı kombine biçimde alınabilir veya kişi içerisinden tercih ettiklerini seçebilir.

Rahatlama, ortam ambiyansında suyun içerisinde zaman geçirme olarak tanımlanabilir. Sizin için sunulacak ortamda kendinizi bir eşit cennette gibi hissedersiniz. Bunun için ortam tasarımı özel olarak ayarlanır. Isı, nem durumu, aydınlatma buna göre düzenlenir ve aromatik bir nefes alma deneyimi koşulları oluşturulur. 

Mekanik terapi ise masaj ve fizyoterapi uygulamalarıdır. Masaj çoğunlukla rahatlama sürecinin üzerine yapılır. Kişinin ısı ve nem terapisini alarak eklemlerinin ve psikolojisinin gevşemesi beklendikten sonra, uygun masaj türü ile mekanik terapi uygulanır.

Cilt Terapisi ise yaygın biçimde tercih edilen bir diğer uygulamadır. Bu terapi türü de yine rahatlama sürecinin ertesinde alınabilir. Hatta bu hizmeti alanlar genellikle masaj hizmetini de aldıktan sonra bu sürece dahil olurlar.

Cilt Bakımı ve SPA

SPA, özel cilt bakımı terapilerinin uygulanabildiği bir hizmettir. Dünyanın çeşitli kültürlerinin cilt terapileri bu süreçte sunulabilir. Peeling, selülit bakımı ve aromaterapi uygulamaları Cilt bakımı SPA uygulamaları içerisinde yer alır. Bütüncül bir terapi almak isteyenler, kadın veya erkek olmaları fark etmeksizin bu hizmetlerin tamamından faydalanabilirler.

SPA Kullanmak İçin Otel Müşterisi Olmak Gerekir mi?

SPA, çoğunlukla otellerin sunduğu bir hizmettir ve bu hizmet yalnızca otel müşterilerine sunulmaz. Dileyen herkes, randevu almak koşulu ile SPA biriminin hizmetlerinden faydalanabilir. Hatta özellikle şehir otellerinde, günübirlik ziyaretlerinin bir kısmını SPA’da geçirmek son derece yaygın bir durumdur.

Günün stresini atmak ve rahatlamak için SPA tercih edilebilir ki, güne iyi bir başlangıç yapmak için de SPA son derece faydalı bir uygulamadır. Kimi müşteriler, otellerin sadece spor ve SPA hizmetlerinden faydalanabilecekleri paketleri tercih ederek, bu hizmeti sürekli de alabilmektedir.

SPA Faydaları Nelerdir?

SPA, bir çok bakımdan pozitif etkileri olduğu bilinen uygulamalar bütünüdür. Kas ve eklem sağlığı, cilt sağlığı ve ebette psikolojik faktörler bakımından SPA’nın birçok faydasından bahsedebilmek mümkündür. Her ne kadar tıbbi tedavilerin alternatifi olmasa da, SPA, günümüzde alternatif bir terapi olarak yaygın biçimde kullanılır. Yaygın inanışa göre, düzenli olarak SPA hizmeti alanların, daha az stresli olmalarından ötürü, genel sağlık durumlarında belirgin bir iyileşme söz konusu olmaktadır. 

Ayrıca, masaj; bilinçli biçimde uygulandığında tıbbi olarak da kabul gören bir uygulamadır. Fizyoterapi uygulamalarının içerisinde birçok masaj tipi vardır ve hekimler tarafından önerilir.

SPA Kuralları Nelerdir?

SPA kullanımında genel geçer kurallar vardır. Bunun yanında tesisin sahip olduğu hizmet bileşenlerinin özel kuralları da olabilir. Bunlar elbette öncelikle diğer misafirlerin, huzurlu bir ortamda hizmet almalarına engel olmama kuralı ile başlar. SPA, özel bir ambiyansa sahiptir ve bu ambiyansın bozulmaması son derece önemlidir. Görevlilerin uyarılarına ve genel talimatlara uymak son derece önemlidir.

SPA’nın yazılı olmayan en önemli kuralı ise motivasyondur. SPA ortamına girerken, orada rahatlayacağınız yönünde kendinizi motive etmeniz son derece önemlidir. Her ne kadar ortam sizi gerginlikten arındırmaya yönelik olsa da, kendinizi motive etmeniz, daha efektif sonuçlara ulaşmanızı sağlayabilir. Pozitif hissedin ve kendinizi SPA’nın rahatlatıcı ortamına bırakın, daha iyi hissedeceksiniz.